Bugün belki de hep gördüğüm ama daha önce fark etmediğim bir şeye şahit oldum. Bugün katiplik sınavı için adliyeye gitmem gerekiyordu. Otobüs ile İzban istasyonuna gittim. Sınav bitti geri dönerken dikkatimi yaşlı teyzeler ve amcalar çekti.
Daha önce hiç böyle dikkatimi çekmemişti. Nedenini bilmiyorum ama çok duygulandım birden. Hepsi bana bakıyordu neden bilmiyorum belki de saçlarımadır. Çünkü yedi yıl aradan sonra ilk kez saçlarımı dört numaraya kestirdim. İlginç bir görüntü çıktı meydana. Belki ona ya da benim onlarda bişey gördüğümü hissettiler ondandır.
Olayı fazla uzatmak istemiyorum. Geri dönerken İzbandan indi herkes. Merdivenlerden yukarı çıkmamız gerekiyordu. Herkes yürüyen merdivende sıra oluşturdu. Yan taraftaki normal merdiveni kullanan olmadı yaşlı bir teyze ile benim dışında. O teyze yürümekte bile zorlanırken bazı gençler ve orta yaştakiler yürüyen merdiveni kullanıyorlardı. Şimdi biz mi yaşlıyız yoksa o yürümekte zorlanan teyzem mi?
Kendimizi hiç görmüyoruz. İleri görmek diye bir kavram ve bunu herkes biliyor ama uygulamıyor. Bir engelli vatandaşın yerine kendimizi koyabiliyor muyuz?
HAYIR
Bir hayvanın duygularını anlayabiliyor muyuz?
HAYIR
Peki biz insanlar birbirimizi anlayabiliyor muyuz?
HAYIR
Hep hayatımızda hayırlar var ama bu hayırlar "hayır" değil tam bir hayır koskoca. İnsan olduğumuzdan utanmamız gerekir aslında bundan dolayı.
Biz böyle isek bizim çocuklarımız bizden on kat dahası olur. O yüzden kendimize bir çeki düzen verelim. Hileye, torpile, adam kayırmaya, karşımızdaki insanı anlayalım en önemlisi de EMPATİ yapmayı öğrenelim lütfen. Eğer Türkiye böyle gitmeye devam ederse vatandaşlıktan çıkacağım. Bir Türk'e yakışmayan hareketleri yapıyoruz çünkü.