29 Haziran 2014 Pazar

Tek Bir Mum İle Yeni Hayata Merhaba 29 Haziran




Şuan tam olarak saat 00:00 ve tarih 29 Haziran 2014. Daha önce de defalarca söyledim ve yazdım. 21. yaş günümü hatırlayanlar olacak artık yeni hayatımda diye. Aşağıya teker teker isimlerini ve kim olduklarını yazacağım. İsimleri yer alan kişiler ne derlerse desinler, hangi durumda olursam olayım hemen yapacağım hiç düşünmeden. Bir insanın doğduğu gün yanında değilseniz öldüğü gün yanında olmanıza hiç gerek yok. Artık kimse hak ettiği değerden fazlası bir gram bile vermeyeceğim. Şuan bunu yazarken gözümden yaz geliyor geride bıraktıklarım ile yaşadığım güzel anılardan dolayı. Kalbim hızlı atıyor çünkü yeni kişiler için yer açıldı yeterince. Listede ismi olanlar benim her şeyimde olacaklar. Olmayanlar ise hiçbir şeyimde olmayacaklar. Buna CENAZEM bile dahil. Bu yazı bir nevi vasiyetim olacak...

Bir tane bile hediye gelmedi. Nesnelere bağlamak istemiyorum ama tek beklediklerim kalem, defter ve bir kitaptı. Ne yazık ki hiçbiri gelmedi. Yeni deftere eski kalemler ile devam edeceğim...

Sinan Yılmaz; İlk okul arkadaşım. Zamanında ne güzel günlerimiz olmuştu. Bana gazete aşkını o aşıladı.
Güzide Erenoğlu; Üniversiteden hem sınıf arkadaşım hem de en yakın dostum İzmir'dek.i
Halime Bağcı; DEGT Kıvılcım projesinden tanıyorum kendisini. Çocuklar hiç herşeyi yapmaya hazır birisi.
Tansu Akgün; Üç yıl önce tanıştık çok iyi anlaşıyoruz ve ölümüne kankalarımdan.
Hakan Çil; DEGT Kıvılcım projesinden tanıyorum. Toplulukta kalbi en iyiler arasında ve sağlam bir karakter.
Müge Değirmenci; Eski sevgilim. Tatsız şeyler yaşadık arkadaş olmaya çalışıyoruz.
Tuğba Çetin; DEGT Kitap projesinden proje arkadaşım. Çok tatlı bir kız ve çok samimi.
Halime Kural; Liseden arkadaşım aynı sınıfta değildik mezun olduktan sonra tanıştık onunla.
Taha Aksoylu; İzmir'de ilk tanıştığım arkadaşlar ve ilk oda arkadaşım. Çok şey paylaştık beraber dostum.
Serkan Baki; Üniversiteden sınıf arkadaşım. Beraber takılırdık ekip olarak bi aralar.
Melek Karaaslan; Tanışmadık daha yüz yüze. Öyle sohbetimizde olmadı. Bir gün tanışacağım onunla.
Selin Saklıyan; DEGT Gökkuşağı projesinden. İki kez gördüm sadece. İlkinde kazayla tanışmıştık. Ben toplantı masasını karıştırmıştım.
Beyza Sarıçoban; Sinema Topluluğundan bir sinema sever. Çok çalışıyor başaracak bir gün inanıyorum.
Seda Yağmur; DEGT Kıvılcım projesinden. İlk tanışmamızda biraz zıtlaştık ama sonradan ısındın birbirimize. Yapacağım değişimi bilen ve ilk başarılar dileyen. Ne derse yapmaya hazırım.
Sahra Yalçın; Kendisiyle DEGT ile Soma'ya gittiğimizde tanışmıştık. Keşke orada tanışmasaydık. Bu sene mezun oldu. Bir daha nerede ne zaman görüşürüz bilemiyorum.
Şadi Yıldırım; Kendisini ilk twitterdan tanımıştım. DEGT gönülsüymüş sonradan öğrendim.
Ceyda Kaplan; Kendisini tanımıyorum facebooktan biraz konuştuk sadece,
Recep Atakan; İlkokul 7. sınıfta sıra arkadaşımdı. En son o zaman görmüştüm bir de geçen ay facebook üzerinden konuştuk. Özlediğim insanlar arasında. Ne de olsa aynı sıradan çıktık biz.
Hakan Dinç; Lisedeki en iyi arkadaşlarımdan. Beraber herşeyi yaptık. Otostop çektik, okuldan kaçtık, kopya çektik, hocalarla kavga da ettik. İzmir'e geldi beraber yağmurda bile ıslandık.
Mustafa Kısaoğlu; Lise 1de sıra arkadaşımdı. Beraber okul derecesine oynuyorduk. Bilgi yarışmasında 9-F'yi birinci yaptık. Beraber bizden kopya çekenleri ters köşe yaptık. O genel statü de okul birincisi ben de ikincisi oldum.
Ayşegül Uçtu; Lisede aynı bölümün alt sınıfındaydı.
Ruken Benek; DEGT topluluğunun en eğlenceli kızı bence kendisi. Çok temiz bir kalbi var.
Ahmet Kıvanç; İzmir'e ilk geldiğimde tanıştığım ilk kişilerden. Kendisi dostum ve hemşehrim.
Şerife Önder; DEGT'den o da. O da 28 Haziran'da doğmuş.
Eda Özen; Dershaneden üniversiteye hazırlık sınıfından arkadaşım. Çok iyi birisi.
Muhammed Filiz; Namıdeğer filiz. Dershanede aynı sınıftaydık adam polis oldu çıktı.
İlknur Kavacık; İlkokuldaki sevgilim. 6 Yıldır görmüyorum kendisini. Ama hiç değişmemiş.
Özge Deniz; Üniversiteden sınıf arkadaşım. Aynı hocaları aynı anda andık.
Ali Alparslan; Dersahane hocası. Kendi dershanesinde bir kez dersine girmiştim. Tanıdığım en iyi matematik hocalarından birisi.
Ezgi Erkılınç; Üniversitedeki hazırlık sınıfından arkadaşım. Çok iyi bir kız. Tarsus'u temsil ediyor resmen kendisi iyi ile.
Seda Uçak; Eski komşu kızı. Beraber büyüdük gibi neredeyse.
NİHAN ÖZGÜVEN; Üniversitede pazarlama dersime giren hocam. Kendisini o kadar çok sevdim ki sevgimi anlatacak hiç bir kelime yok. Dokuz Eylül Üniversitesinde tanıdığım en iyi hocalarından birisi. Gülümsemesi insanın içini ısıtıyor.
Aslı Ant; Üniversite de sınıf arkadaşım.
Salih Karakuş; İlkokul ve lise de sınıf arkadaşım. Birinci sınıftan beri tanışıyoruz. Hiç unutmam kazayla birinci sınıfta onun kaşını yarmıştım. İlkokul öğretmenimden çok dayak yemiştim. O günden beri kimseye el şakası yapmıyorum.
Merve Denizci; Kendisi ilk facebookta tanıdım sonra muhabbet ede ede iyice tanıştık. Beraber konsere gittik. Konser sahasında kolumdan tutup beni çekmeseydi iyidi. İyi eğlenmiştik beraber.
Sadık Arslan; İzmir'e geldiğimde ilk tanıdığım kişi ve hemşehrim. Beraber aynı otobüste gidip geldik Antalya'ya haberimiz olmadan. Bu okulda arkama bakmadan güveneceğim kişilerden.
Tuğba Töngüş; İlkokul arkadaşım. Arada bir yine görüşüyoruz.
Yasin Gökçeoğlu; Dostum, kardeşim... kısaca herşey o. Beşinci sınıfta tanıştık ama ikimiz de o zaman birbirimize sanki yıllardır tanışıyoruz dedik. Beraber çok şey yaptık. Kızların peşinden koştuk, okuldan kaçıp öğretmenlerden dayak yedik. Herşey güzeldi onunla. Hala da öyle. Muzip birisi değil ama seviyorum onu.
Ali Paralı; 8. sınıfta sıra arkadaşımdı. Beraber çok şeyler öğrendik biz.
Mustafa Hançerli; Üniversiteden sınıf arkadaşım.
Ömer Baybars Tek; Kendisi üniversitede muhasebe dersime giren Nergis Tek hocamın eşi. Kendisiyle tanışmadım ama eşi kadar pırlanta gibi bir insan.
Murat Bayrak; DEGT Kitap projesinden dostum. Beraber tabanız biz sesi çok çıkan. Toplulukta kafama uyan nadir insanlardan kendisi.
Utku Kağan Kozanoğlu; Sinema kulübündeki senaryo derslerinde tanışmıştık.
Cihan Acar; Liseden bir arkadaşım. Muhabbetim yoktur pek kendisiyle.
Barış Barışoğlu; Üniversitede sınıf arkadaşım. Siyaseti en rahat onunla tartışabiliyorum. Beni dinliyor ve anlıyor. CHP gençlik kollarında kendisi.
Seda Özel; DEGT'ten tanıyorum kendisini. Şirin mi şirine birisi kendisi. O tanıyıp da sevmeyen yoktur. Çok iyi birisi kendisi.
Nihal (@GezerNihal); Tam adını bilmiyorum yeni tanıyorum kendisini twitter dünyasında. Koyu bir GALATASARAYlı o da benim gibi. Renkdaşız sonuçta :)
Gizem Över; DEGT'de sekreter kendisi. Yurtta uykusunu kaçırdım kaç kere. Tanıdığım en yürekli kız.
Havva Özdemir; İlkokul arkadaşım. Kendisiyle 6. sınıftan beri tanışıyorum.
Sadife Aydın; Lisede aynı sınıftaydık.
Sena Özdemir; Kendisiyle yüz yüze daha tanışmadık ama iyi bir kız. Bir gün onunla da tanışacağım.
Mehtap Karahaliloğlu; Kendisi Gizem Kayahan'ın halası olur. 2013 de İzmir Tüyap Kitap Fuarında tanışmıştık. Bu yıl yine karşılaştık beni hiç unutmamış tabi bende onu.
Şeref Yumak; İlk okulda sınıf arkadaşım, lisede de okul arkadaşımdı.
Ali Erdem; DEGT'dan tanıyorum kendisini. Sadece sporcu değil iyi bir kişilik.
Hatice Uslu; İlkokul arkadaşım.
Erman Şiviloğlu; DEGT'den tanıyorum kendisini. İyi tavla oynuyor.
Fatma Yılmaz; İlkokul arkadaşım.
Furkan Acar; Geçen yıl ki yurt arkadaşım.
Seher Karakobak; Kendisiyle tanışmıyorum ama biraz konuşmuşluğum var.
Özgür Çiçekçi; DEGT Kitap projesinden arkadaşım.
Dilay Yıldız; Kendisiyle 3 yıl önce tanışmıştık. O günden beri hiç görüşmedik. Çok iyi birisi.
Seyhun Kıran; 2 yıldır ders notlarını ve sorularını ondan alıyorum. Tanıdığım en iyi fotokopici.
Ezgi Örsel; Kendisiyle Tufan Yakar'ın eğitiminde bir araya geldik ama daha hiç yüz yüze tanışmadık. Biraz konuştuk. Esaslı kız.
Halil Demir; Amcaoğlum. Pek samimiyetimiz yok malum benim akrabalara olan tutumumdan dolayı.
Özlem Güleç; Lise 2 de aynı sınıftaydık. Sonra ne oldu bilmiyorum ama okulu bıraktı. Lise sonda staj yaparken geldi yanıma görüştük. Hayatımda gördüğüm soyadını taşıyan tek kişi gibi. Hep yüzü gülüyor. Güleç birisi kendisi. Keşke düğününe çağırsaydı bizi.
Hakan Şanlı; Yurttan arkadaşım.
Eyüp Can Doluel; Yurtta oda arkadaşım.
Serhat Dağ; Yurtta oda arkadaşım.
Sinan Karaman; Yurtta oda arkadaşım.
Ali Nail Kiremit; Üniversite hazırlık sınıfından arkadaşım. Hazırlıktan bu güne kadar görüştüğüm tek kişi neredeyse. Kankam, dostum... her şey kendisi. Dostluğumuz sonsuza kadar devam edecek onunla.
Tuğba Elinç; DEGT'den tanıdığım ne tatlı kişi. Çok temiz bir kalbi var. Gecenin bir yarısında bana doğum günü mesajı attı. "Sen kitap yazmayı ve hayatları ekrana yansıtmayı seven adam. Yüreği çarşaflara sarılmış adam" diye mesaj atıp gecenin 01:36 sında beni ağlatan tek kişi oldu. Onu yeri bende bambaşka artık. O ne derse anında yapılacak. Nereye gel derse ondan önce geleceğim. Bağlantımı hiç koparmayacağım ve koparmasına da izin vermeyeceğim asla onun. Beraber parkta içip dertleşmedik mi? Kalbimde öldürdüğüm kişiyi ilk ona söyledim. Hiç bir çekindiğim bir şey yok artık kendisinden. Seviyorum seni mavi gökyüzünde uçan uçurtma.
Servet Saygınoğlu; Kendisi yazar. 3 yıl önce facebook üzerinden konuştuk ve geçen yıl kitap fuarında tanıştık ve dostum oldu kendisi. O kadar iyi yürekli bir insan ki ezilmenin ne olduğunu en iyi yazanlardan birisi. Kalemine güveniyorum kendisinin.
Emre Süner; Gizem Kayahan'ın imza günlerinde tanıştık. Pek samimiyetimiz yok ama çok iyi bir kız. Bir ara çaya davet edeceğim. Hayır diyemez. Ortak paydamız çok büyük. Kitap paydamız.
Gizem Kayahan; Kedisi yazar. Bilmeyen yoktur benim Gizem ile olan samimiyetimi. 3 yıldır tanışıyoruz kendisiyle. Yazdığı herşeyi okuyorum. Tüm kitaplarını okudum. Çok tatlı ve samimi birisi. Geleceğin Canan Tan'ı olmak istiyor. Onun yanında olacağım hep. Biliyorum o da benim yanımda olacak.
Sezen Aydın; Lisedeki edebiyat hocam. Kendisi bu hayatta tanıdığım en değerli hocalarımdan. Bilgisi ve kişiliği ile beni etkilemişti. Sonra da gösterdiği yol ile. Benim okumamı, edebiyat dünyasını sevmemi, konuşmamı, yaptıkarımın, şuan bulunduğum okulda olmamın, yazdığım senaryoların, hikayelerin, kitabın hatta bu yazının bile sebebi kendisi. Bana açtığı yolda elime verdiği fener ile ilerliyorum. İstanbul'da öğretmenlik yapıyor şuan. İstanbul'a ilk gittiğimde göreceğim ilk kişi kendisi. Ben de yeri bambaşkadır Sezen hocamın. İyi ki kader onu karşıma çıkardı. Çok iyi birisi. Eşiminde tıpkı kendisi gibi olmasını istiyorum Allah'tan.
Ve son olarak Ailem; Kardeşim ve babam. İkisi bambaşka. Ne sevindiklerini anlarım ne de üzüldüklerini. Ve tabi annem. Beni doğurdu saatte arıyor hep. Bu hayatta güvendiğim tek kişi. Ne derse yaparım. Onun kalbini kıranın hayatını karartırım. Hayatımın kadını kendisi. Hep yanımda hissediyorum. Hiç bir kadını onun kadar sevemem. O benim meleğim, ANNEM!

Yukarıda ismi geçen herkes cenazeme davet edilecek. 21 yıl öne doğdum. Yazmayı ve okumayı hep sevdim ama kimse bana kalem, defter ne de bir kitap hediye etti. Bekledim hep. Bunları geçtim üzerinde bir tane bile olsa bir mum olan pasta bekledim ama yoktu. Hüzünlendim. Artık herkese ettiği kadar değer var. Doğum günüdür dilek tutmak gerekir diye kendime ıslak kek aldım ve üzeri bir mum koyup dilek diledim. Yanımda kimsecikler yoktu ama gönlümde burada yazan herkes vardı. Buradaki kişilere telefonum 7/24 açık. Diğeri hiç boşuna aramasın açmam. Açmayacağım da. Eski Samet gitti. Artık yerine hiç egoistlik yapmadığı halde egoist dediniz ve artık o var. Bencil olmadan bencil dediniz o var artık. Haksız olduğunda hemen kabul edip çirkeflik yapmayan birisi vardı ve hiç sevmediğiniz onu ama artık çok çirkef birisi var. Kalemime kimse laf atamaz. Atacak olanın dilini yerine güzelce koyup kopartacağım. Yazdıklarıma laf atmaya kimsenin hakkı yok artık. Bundan sonra Türkiye'de neredeyse hiç kullanılmayan kelime olan "BİLMİYORUM"u benden çok duyacaksınız. Ve sizi kırdığımda neden sorunuzun cevabı artık "CANIM ÖYLE İSTEDİ" olacak. Buradaki insanlara her karşılaştığımda artık tokalaşmak yok. Direk boyunlarına sarılıp iki yanağından öpeceğim. Yeni hayatıma giren ilk kişiler sonuçta. Beni hatırladılar en başta.

Doğduğum günde yanımda olmayanların benim mutlu olduğum günlerde yanımda olmasına hiç gerek yok. Yeni insanlara yer açtım. Giden çok malum yer fazlasıyla. Artık kalbimi kimsenin kırmasına izin vermeyeceğim.

28 Haziran 2014 Cumartesi

Değişim

Uzun süredir hep değişim değişim diyordum artık onu yapmanı zamanı geldi fazlasıyla. Artık kimsenin beni üzmesine izin vermeyeceğim. Beni tanımak isteyen varsa burcuma baksın yeter. Dürüst olanlar olacak sadece. Siyasetçi cevapları verenlere güle güle diyorum artık 

28 Haziran

28 Haziran 1993 saat 13:12 de Finike'de dünyaya geldim. Aradan 21 yıl geçti. 21 yıl boyunca doğum gününü tam saatinde bir tek annem kutladı. 18 yaşına kadar annemin dışında kimse benim ne zaman doğduğumu bilmiyordu. 

Her 28 Haziran'da yıllardır hayatımda birşeyler değişiyor. 14. yaşıma girdiğim gün hastahanede hemşire gülümseyerek kolumdan kan almıştı. O günden beri o gülümsemeyi bana kimse gösteremedi. 18. yaşıma girdiğimde de bir hemşire gülümseyerek kolumdan kan almıştı. O yüzden kan vermeyi değil iğneden korkar oldum.


Kendim için hep bir dönüm noktası olmuştur doğum günüm. Yeni insanların hayatıma çok rahat girebildiği bir dönemdir. Kimseyle aramda birşey kalmaz o tarihten sonra. Herşeyi sıfırlıyorum. Doğum günümü unutmayıp hatırlayanlar ile samimiyetimiz zaten çok ayrıdır. 

Çok önem veren birisi değildim doğum günüme. 18. yaş günümden sonra herşey değişti. Nedenini bilmiyorum ama o günden sonra 28 Haziran'dan sonra yeni sayfa açmıyorum hayatımda. Yeni defter alıyorum hayatıma. Sıfırlıyorum geride kalan acıları. Tatlılar unutulmaz zaten.

Bu sefer farklı olacak ama. Beni üzenler ile bir daha bir araya gelmeyeceğim. Haklı olduğumda konuştukça bana egoist dediler, haksız olduğumda kabullenip susardım o zaman da çok pısırık dediler. Neden çirkeflik yapmadığımı hep merak ettiler. Çünkü bilmiyorlar ki benim hiç bir insanı üzmek gibi bir niyetimin olmadığını. Kimseyi üzmedim  bugüne kadar ama o kadar pişmanım ki üzmediğime. Üzmüş olsaydım keşke birilerini. O zaman benim iyi tanırlardı.

28 Haziran 2014 tarihinden sonra tamamen kapanıyor eski sayfalar. Kimseyi sevmeye çalışmayacağım. Herkese nötr olacağım. Nerede ne yaptığımı söylemeyeceğim. Türkiye'de pek kullanılmayan "BİLMİYORUM" kelimesini çok kullanacağım bildiğim halde. Benim okuduklarımı bana bilmiyormuşum gibi anlatanlar oldu hep. Biliyorum dedikçe hevesleri kırılmıştı. Artık heveslerini kırmayacağım. 

Canım bir şey istemediğinde yapmıyordum. Bana hep adam seçiyorsun, kızlar arasa koşa koşa gidersin dediler. Doğru dedikleri. Benim konuşmalarım sizi rahatsız ediyor ama kimse yok demesinler yanımda diye beni çağırıyorsunuz biliyorum bunu da. Ama artık yok. "CANIM ÖYLE İSTEDİ" diyeceğim çok şey olacak artık. Keyfime göre yaşayacağım. İstediğim zaman istediğim kişiyi arayacağım. Hiçbir arkadaşı param yok bir yere gitmeyelim demedim. Sadece kafam ağrıyor kaldıramam oraları dedim. Ama onlara ben bir yere gidelim dediğimde param yok diyorlardı ama bir saat sonra bir kafede birisi ile takılırlar. Para aşkı ile yanıp tutuşan ben oldum. Doğru paranın esiri benim. O yüzden param yok yapmam demiyorum. Kapitalist olan benim kimseyi aşağılamadan. Hiç çıkar ilişkim olmadı. Herkes çıkar ilişkisi ile yaşıyor. Sesimi çok çıkartacağım artık. Beni duymayan kalmasın. Sessizlik bozuyor.

Sertab Erener'in dediği gibi "Bana yeni bir gülecek neden lazım" diyorum. Artık yakınımdaki kişiler yüzümü güldürmüyor. Kalbime zarar veriyorlar. 



Bu sene iyi geçmedi, söylemem lazım

Kader beni seçmedi ama görmemem lazım

Belki birden bire yeniden başlamam gerek
Eskiden taptığımı bugün taşlamam gerek


Bundan sonra benim kafam hep güzel olacak. Sırt çantamı alıp gideceğim çok yer olacak. Yeni sayfalarım kalmadı artık kimseye ayıracak. Gelen defteriyle gelsin artık. Ben sevmekten yoruldum. Sevmeyeceğim kimseyi. Yalanlar söyleyip "seni seviyorum" diyeceğim. Çünkü bunlara ihtiyaçları var. Kimse söylemek istediklerini söylemez. Sadece duymak istediklerini söyler başkalarına. Hanginiz gerçekten sevdiğiniz için yanınızdaki kişiye tahammül ediyorsunuz? Mecbur olduğunuz için yanınızda o kişi. Benim bildiklerim, benim düşündüklerim bana artık. Egoist olacağım. Olmadığım için bana dediniz bari olayım da dediklerinize değsin. Dara düştüğünüzde ararsanız işte o zaman hesap günüdür. Sevgilisiyle kavga edip, paraya ihtiyacı olup, birisine ihtiyacı olan kişiler artık nasıl davrandığımı görecekler çok temiz. 

Kitabıma gömeceğim kendimi. Artık bitirmek istiyorum. Uzun metraj film senaryosuna da başladım. Yeni yeni kısa filmler çekeceğim. Artık benim üç tane sevgilim var. Kitaplarım, senaryolarım ve filmlerim. Kimseye okutmayacağım. Sadece görecekler o kadar. Kendisini değiştiremeyenler sadece dış görünüşü değiştirirler.



29 Haziran sabahı yeni bir ben, yeni bir hayat başlıyor benim için. 







21 Haziran 2014 Cumartesi

Benzemeyelim

İstemediklerimi bana yaptırmakta ne kadar ısrarkeş oluyorlar bazen. İstemiyorum dedikçe üzerime geliyorlar. Onu giymek istemiyorum diyorum inadına o kıyafeti getiriyor annem ısrarla giy diye. Gitmek istemi
yorum dedikçe kolumdan tutup götürüyor arkadaşım. Görüşmek istemiyorum seninle dememe rağmen inatla arayan ve sürekli görüşelim diyen birisi var. Birisi diyorum ona göre "kardeş"iyim ama bana hiç sormuyor. O benim neyim diye.

Sessizlik gelir geçer birisi gelip bağırınca. Huzurun kaçar huzur veren gidince. Mutlu olursun yanında olmasını istediğin kişi arayınca. Sahil, güneş ile daha da güzel oluyor tıpkı simit ve ayran gibi.

Yeri bir yer istiyorum oraya benzemek için. Yerimi değiştirmek istiyorum ya da yanımda olanı. Yanımda öyle birisini istiyorum ki "sevgilim" olmasın ama onun kulağına "seni seviyorum" diyebileyim. Elinden tutup sahilde sarmaş dolaş gezelim ama asla birbirimize "aşkım, sevgilim, bitanem" gibi sıfatlarla konuşmayalım.

Birbirimize benzemeliyiz. Edip Cansever'in dediği gibi "İnsan yaşadığı yere benzer"

6 Haziran 2014 Cuma

Haziran Gemisi "AWARE"

Haziran ayında yağan yağmur, Kışın içimizi ısıtan güneş...

Mevsimler, aylar ve hatta günler bile karıştı. Kışın yağmur yağdığında yazardık, söylerdik ve okurdum ama bu kış onu yapamadık. O ilhamını veren yağmur, insanın içini daraltan puslu ve nemli hava olmamıştı. Haziran geldi. Dünyaya geldiğim ay, muhtemelen de öleceğim ay olacak Haziran...

Hep neşe getirmişti Haziran bana. Doğum günüm 28. günü. 29 sabahı çok şey değişiyordu hayatımda. İçim kıpır kıpır oluyor. Ama bu yıl çok şey değiştirdim ben. Eski bene çok uzağım artık. İçimdeki magma değişmedi ama etrafındakiler çok değişti. Kitaplarımın arasında artık her türden kitaplar var ve hepsini okudum. Şuan yağmur yağıyor. Daha öncede Haziran'da yağmur yağardı ama iki-üç günü geçmezdi. Yaklaşık beş gündür güneşe hasretiz Haziran'da. Şikayet değil benim dile getirdiğim. Ben değiştim ama bir ben değişmemişim demek ki.

Küçükken her şeyi empirik bilgi ile öğrenirdik. Hala devam eden var mı bilmiyorum ama ben hala devam ediyorum. Mesela artık kimseye değer vermeyeceğim. İlk değeri hep ben veriyordum üzülen, ağlayan ben oluyordum. Artık ben değil onlar değer verecek ilk. Verirlerse ne ala vermezlerse mualla. Çıkar ilişkisi hiç gütmedim ama hep çıkar ilişkisi güden kişiliksiz kişilerle karşılaştım. Sınanıyor muydum bilmiyorum ama çok şey öğretti o kişiler bana. Hep diyorum birisi bana bir şey öğretmeli. Yoksa o kişiyi hiç tanımam. İsmini falan unuturum. Bana bir şey öğretene hep "hocam" derim. Bu kişi kim olursa olsun. Kimisi nasıl seveceğimi, nasıl yardım edeceğimi, nasıl konuşup-davranacağımı ve tabi kimisi de nasıl bir insana güvenilip arkasından nasıl işler çevrileceğini öğretti. Aşktan ve sevmekten soğutan da oldu beni. Onlara ayrı bir teşekkür etmek gerekir aslında. Sonuçta benim üzülmemi engellediler artık. Şöyle mesela. Ben ne zaman birine bir duygu besleyip büyütsem o duygum gelip beni ağlatıyordu hüngür hüngür. Artık kimseye duygu beslemeyeceğim. Duygularıma annelik yapmayacağım yani. Duygulara babalık yapacağım sadece. Aramızda bir bağ olmayacak birbirimize bağlayan.

Aşık olmayacağım artık. Sevmeyeceğim de kimseyi. Herkes benim için artık eşit uzaklıkta sınırlarıma. 28 Haziran 2014 00:00'dan 29 Haziran 2014 00:00'a kadar bir liste yapacağım. Beni o gün arayıp soranlar ve mutlu edenler olacak hep hayatımda. 29 Haziran 2014 00:01 anından itibaren o kişilerle samimi olacağım. Dostluğumuzu ve arkadaşlığımızı geliştireceğim. Kendimi değiştireceğim. Hayallerimin peşinden depar atacağım o gün. Ama tek bir şey değişmeyecek. Yüreğimin merkezinde bulunan sevgi magması. Artık o beni değil ben onu yöneteceğim.

Güvercinin kanatlarını çırpıp özgürlüğe gittiği gibi olacak herşey. Mutlu olacağım. Etrafıma pozitif enerji yayacağım. Biraz zaman gerekiyordu sadece. Hep bahsettiğim biraz zaman bu sefer çok yakın. "AWARE" gibi her şey bana. Olmasını istemiyorum ama öyle. Albert Einstein'ın dediği gibi "Güzel bir kadınla bir saat geçirirsiniz ama o size bir dakika gibi gelir." AWARE de öyle bir şey. Hiç bitmesin istemediğim bir an. Melis Danişmend'in de dediği gibi "Mutlu olmak için mutlu etmek yeter." Ben çok mutlu ettim ama mutlu olamadım. Demek ki çok yanlış yapmışım.

1 Temmuz 2014 tarihinden itibaren hep bana soğuksun diyen kişilere inat daha soğuk olacağım. Filmlerim ve kitaplarımla uğraşacağım. Kimseye ayıracak bir dakikam bile yok o bana ayırmamışsa. Hep doğru kişi yanlış durakta bekledim biliyorum. Bu yüzden durağımı değiştiriyorum. Gemiyi otobüs durağında bekledim ben. O gemi gelecek ve gideceğiz beraber ve tek bir hayatımız olacak.

Bu gemiye ben "Haziran Gemisi AWARE" diyorum. Her doğum günümden sonra küçük değişiklikler yapmıştım ama bu sefer tam anlamıyla "devrim" yapacağım kendimde. 29 Haziran'da değişecek herşey. O tarihe kadar yapacağım tüm hazırlıklarımı.

Haziran Gemisi gelecek
ve biz gideceğiz mutluluklara
Gemi gelecek gideceğim
bu yosun tutmuş duraktan