Dert anlatmayı seven insanlar, genelde dertlerine çare bulabilecek insanlar ile sohbet etmek istemezler.
Bazı insaları kendileri yapan şey, dertleridir.
Dertlerini anlatırlar, dertleri ile ilgilenirler. Dertleri onları meşgul eder.
İnsan, aksi giden bir şeylerin varlığına zamanla alışır.
Her şey yolunda ise, bir şeyler eksiktir.
Aslında, problemlerin çözümü; bazı şeylerin eksikliği demektir.
Problemler, sorunlar, dertler, mücadeleler onlarla uğraşıldığı için vardırlar. Eğer üstesinden gelir ya da uğraşmayı bırakırsanız; bir şeyler eksikmiş ya da anlamsızmış gibi hissetmeye başlarsınız.
İnsanlar genelde mazoşisttir.
Konuları farklı olabilir fakat ortak noktaları bir şeyler uğruna mücadele veriyor olmalarıdır.
Farklı ya da zıt konularda mücadele veren insanların tek ortak noktası mücadele veriyor oluşlarıdır . Ve yine onların bir araya gelememesinin tek sebebi yine bu mücadeleleridir.
İnsanlar bir şeyler uğruna yaşamayı, bu uğurda tükenmeyi daima sever.
Çatışmadan dönülen bir gün, boşa geçirilmiş bir günden daima iyidir.
Acı çekmeyi, acı çektirmeyi içselleştirmek; zamanla tüm bunların olağan karşılanmasına sebebiyet verir.
Televizyonda yüzlerce insanın ölmüş olduğunu görmek, zamanla içinizde herhangi bir his uyandırmaz.
Bunun sebebi buna alış(tırıl)mış olanızdır.
Savaşlar, katilamlar, çatışmalar, cinayetler, tecavüzler; olağan, kaçınılmaz gibi görüldüğünden beri, insaniyet namına ne varsa, bazı orospu çocukları tarafından yok edilmiş durumda.
Okunacak o kadar çok kitap, dinlenecek o kadar güzel müzik ve izlenecek o kadar sayısız film varken hayat bu kadar sıkıcı olmamalı olamaz
30 Nisan 2013 Salı
29 Nisan 2013 Pazartesi
Değişiklik İstiyorum Hayatımda
Yine yazmak geliyor içimden. Ama anlaşılmak ya da bişeyler anlatmak için yazmak gelmiyor içimden. Nedenini ben de bilmiyorum ama elim tuşlara gidiyor. Bişeyleri dışa vurasım var. Belki de ruhumun bana verdiği gaz ile yazıyorumdur.
Bahar geldi saldım iyice. Her şeyden soğudum. Yeni hareketler lazım. Sınavlara çalışasım yok hiç. Ders çalışasım var ama bişey okuyasım yok sadece yazmak istiyorum. Ya yeni bir insan lazım hayatıma ya da mevcut kişilerden birinin gitmesi gerek.
Değişiklik istiyorum hayatımda. Birisi gelsin tutsun elimden götürsün beni uzaklara. Kendine katsın beni yeter ki birisi olsun. Öyle çok bir şey değil. Sadece bir kişi istiyorum hayatıma girsin beni değiştirsin.
Sıkıldım artık hayattan gitmek istiyorum ama nereye gideceğimi bilmiyorum. Sadece gitmek istiyorum. Sonunu düşünmeden gitmek istiyorum.
Sevmek istiyorum artık birisini. Sadece sevmek istiyorum. Çok şey değil sevmek sadece sevmek. Sonunu düşünmeden sevmek istiyorum.
Değişsin istiyorum artık hayatım. Sadece değişsin. Birisi tarafından değişsin kendiliğinden değil. Değişim istiyor ruhum sadece değişim. Sonu ne olursa olsun değişsin hayatım.
Sıkıldım artık değişmesi lazım hayatımın. Birisi gelsin değişsin. Çok şey istemiyorum. Değişiklik istiyorum hayatımda SADECE
Bahar geldi saldım iyice. Her şeyden soğudum. Yeni hareketler lazım. Sınavlara çalışasım yok hiç. Ders çalışasım var ama bişey okuyasım yok sadece yazmak istiyorum. Ya yeni bir insan lazım hayatıma ya da mevcut kişilerden birinin gitmesi gerek.
Değişiklik istiyorum hayatımda. Birisi gelsin tutsun elimden götürsün beni uzaklara. Kendine katsın beni yeter ki birisi olsun. Öyle çok bir şey değil. Sadece bir kişi istiyorum hayatıma girsin beni değiştirsin.
Sıkıldım artık hayattan gitmek istiyorum ama nereye gideceğimi bilmiyorum. Sadece gitmek istiyorum. Sonunu düşünmeden gitmek istiyorum.
Sevmek istiyorum artık birisini. Sadece sevmek istiyorum. Çok şey değil sevmek sadece sevmek. Sonunu düşünmeden sevmek istiyorum.
Değişsin istiyorum artık hayatım. Sadece değişsin. Birisi tarafından değişsin kendiliğinden değil. Değişim istiyor ruhum sadece değişim. Sonu ne olursa olsun değişsin hayatım.
Sıkıldım artık değişmesi lazım hayatımın. Birisi gelsin değişsin. Çok şey istemiyorum. Değişiklik istiyorum hayatımda SADECE
28 Nisan 2013 Pazar
Huzur, Neşe ve Vefa
Huzur? Mutluluk? Sevinç? Bu duyguların hep hayatımızda olmasını isteriz. Kendimizi nerede rahat hissediyorsak bu duyguları orada yaşarız hemen.
Bizi ne huzurlu, mutlu ya da sevinç dolu eder? Değişir bu kişiden kişiye ama bir kitabın yaptığı etkiyi hiç bir sevgili, insan yapamaz. O kitabın kokusu anne kokusundan sonraki en güzel kokudur. Düşünsenize elinize doğan bir yeni bir bebek. Kitap aldığınızda da öyledir. Elinizin içinde bir bebek sevilmeyi, sevgi vermeyi bekleyen küçücük bir canlı. Kitap da canlıdır. Biz hüzünlenince o da hüzünlenir. Biz ağlayınca o ağlar.
Hayatta en çok sevdiğim iki koku vardır. Birisi annemin kokusu diğeri ise yeni bir kitabın vermiş olduğu o eşsiz koku. Derin bir nefes alınca hemen içinize huzur dolar. O huzuru iliklerinize kadar hissedersiniz. Siz onu sevin o size kendini hemen sevdirir. Şimdi sevmezseniz bile biraz zaman geçsin öyle deneyin. Mutlaka kitaplarda sizi sevecek.
Her kitap bize annemiz gibi bakar. Hep yanımızda, baş ucumuzda ve hatta içimizde. Herkes gider ama onlar gitmez. Gidemezler. Vefalı olan hiç bir şey gidemez. Kitap da vefalıdır. Bazı insanlarda olmasa da bu duygu kitap da vardır.
Yeni bir kitap alınca küçük bir çocuktan farksız oluyorum. İçim neşe dolu, yüreğim pır pır ediyor. O elimden tutup beni götürüyor bu koca hayattan ruhumun derinliklerine. Hep küçük kalacağım ben yeni bir kitap alınca. O duyguyu bir tattınız mı bir daha vazgeçemezsiniz. Sadece bir kez tatmak yeter. Onun elinden, yüreğinden bir tutsak tamamdır o bizimdir artık. Kitaplar bazı insanlardan daha çok mutlu eder bizi. Bazen sadece bakmak bile bize can kadar. Kitap, müzikle beraber ruhun gıdasıdır. Her gıda kedine bağlamaz ama kitap bambaşkadır.
Hayatta en çok sevdiğim iki koku vardır. Birisi annemin kokusu diğeri ise yeni bir kitabın vermiş olduğu o eşsiz koku. Derin bir nefes alınca hemen içinize huzur dolar. O huzuru iliklerinize kadar hissedersiniz. Siz onu sevin o size kendini hemen sevdirir. Şimdi sevmezseniz bile biraz zaman geçsin öyle deneyin. Mutlaka kitaplarda sizi sevecek.
Her kitap bize annemiz gibi bakar. Hep yanımızda, baş ucumuzda ve hatta içimizde. Herkes gider ama onlar gitmez. Gidemezler. Vefalı olan hiç bir şey gidemez. Kitap da vefalıdır. Bazı insanlarda olmasa da bu duygu kitap da vardır.
Yeni bir kitap alınca küçük bir çocuktan farksız oluyorum. İçim neşe dolu, yüreğim pır pır ediyor. O elimden tutup beni götürüyor bu koca hayattan ruhumun derinliklerine. Hep küçük kalacağım ben yeni bir kitap alınca. O duyguyu bir tattınız mı bir daha vazgeçemezsiniz. Sadece bir kez tatmak yeter. Onun elinden, yüreğinden bir tutsak tamamdır o bizimdir artık. Kitaplar bazı insanlardan daha çok mutlu eder bizi. Bazen sadece bakmak bile bize can kadar. Kitap, müzikle beraber ruhun gıdasıdır. Her gıda kedine bağlamaz ama kitap bambaşkadır.
23 Nisan 2013 Salı
"Hayal"et-mek Yok
Kendime hayal etmeyi yasaklıyorum artık. Neden mi? Her hayal kurduğumda hep yıkılıyor sonuçta. Artık öğrendim ki yıkılacağını bildiğim hiç bir şeyi yapmayacağım. Bir düzen kurmaya çalışıyorum kendi hayatıma ama olmuyor bir türlü. O yüzden gerçeklikten başka bir şey olmayacak hayatımda benim artık.
Elini tutmak istiyorum. Olmuyor. Gözlerine bakmak istiyorum. Bakamıyorum. Ama hep hayal ederdim bunları yapmayı. Olmadı olmayacakta artık biliyorum. Bir kabuğum vardı oradan çıkmam gerektiğini biliyorum ama artık o kabuğa daha da bağlandım ben. Bir tek o üzmüyor beni. Ben ağlıyorum o dinliyor beni.
Hep yüreğimin içindekileri dinledim hayatım boyunca. Ne faydasını gördüm? Hiç sadece göz yaşı ve boşa harcanmış zaman. O yüzden hayal kurmaya yasaklıyorum ki kendime ben bir daha ne üzüleyim. Kalbinim içindeki ağrı bitmez biliyorum. Ama şöyle bir şeyde var. O artık acımıyor. Kırıla kırıla acıyacak yeri kalmadı ki hiç. Yerinden çıkarıp bıraksam onu hiç umurumda değil o derece istemiyorum onu artık ben.
Hep bize filmlerde, kitaplarda insanın kalbi olmadan yaşayamayacağı öğretildi. Ama artık biliyorum ki insan kalbi olmadan daha iyi belki. Ne acır ne de kanar. Hayaller hep üzdü beni sadece o yüzden hayalleri bırakıyorum bundan sonra. Hayal kurmak artık hayalden ötesi başka bir şey değil benim için.
Bugünden sonra hayaller bana uzak dursun. Göz yaşlarımın kıymetini bilmeliyim artık. Kimsenin arkasından, hiç bir şeyin arkasından ağlamak yok artık. Hayal yok artık hayatımda. "Hayal" kelimesini sözcük darcığımdan çıkardım artık. Hayallerin olmadığı yeri dünyama kocaman bir merhaba...
Elini tutmak istiyorum. Olmuyor. Gözlerine bakmak istiyorum. Bakamıyorum. Ama hep hayal ederdim bunları yapmayı. Olmadı olmayacakta artık biliyorum. Bir kabuğum vardı oradan çıkmam gerektiğini biliyorum ama artık o kabuğa daha da bağlandım ben. Bir tek o üzmüyor beni. Ben ağlıyorum o dinliyor beni.
Hep yüreğimin içindekileri dinledim hayatım boyunca. Ne faydasını gördüm? Hiç sadece göz yaşı ve boşa harcanmış zaman. O yüzden hayal kurmaya yasaklıyorum ki kendime ben bir daha ne üzüleyim. Kalbinim içindeki ağrı bitmez biliyorum. Ama şöyle bir şeyde var. O artık acımıyor. Kırıla kırıla acıyacak yeri kalmadı ki hiç. Yerinden çıkarıp bıraksam onu hiç umurumda değil o derece istemiyorum onu artık ben.
Hep bize filmlerde, kitaplarda insanın kalbi olmadan yaşayamayacağı öğretildi. Ama artık biliyorum ki insan kalbi olmadan daha iyi belki. Ne acır ne de kanar. Hayaller hep üzdü beni sadece o yüzden hayalleri bırakıyorum bundan sonra. Hayal kurmak artık hayalden ötesi başka bir şey değil benim için.
Bugünden sonra hayaller bana uzak dursun. Göz yaşlarımın kıymetini bilmeliyim artık. Kimsenin arkasından, hiç bir şeyin arkasından ağlamak yok artık. Hayal yok artık hayatımda. "Hayal" kelimesini sözcük darcığımdan çıkardım artık. Hayallerin olmadığı yeri dünyama kocaman bir merhaba...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)