4 Ağustos 2013 Pazar

İsterim

Öyle zamanlarda öyle şeyler yapmak isteriz ki kendimizi mutlu hissedebilelim. Çok üzgün ve mutsuz olduğumuzda bir çoğumuz çikolataya kendini kaptırıyor. Ben biraz daha farklı. Beni üzen ve mutsuz eden insanlar olduğu için yine tedavisini insanlardan bulurum. Ama direkt değil tabi. Kitap, müzik, film ya da kahve eşliğinde konuşmak. Ya kendi kendime konuşurum ya da karşıma birini alırım konuşurum o beni dinlemese bile yeter ki orada birisi olduğunu bileyim. En çok müzik dinlerim. Aynı anda başka bir işi de yapmana imkan verir. Avril Lavigne, Katy Perry, Zaz ve son zamanlarda da Riff Cohen ve Emmelie de Forest dinliyorum.

Avril ve Katy'nin yeri ayrıdır bende. İlk yabancı müzik olarak onların şarkılarını dinleyip ezberledim. Katy'nin Firework şarkısı ile kendime olan güvenim artıyor her dinlediğimde. E.T. şarkısı ise daha güçlü yapıyor beni. Avril'ı genelde çok üzgün ve hayallerimin yıkıldığı anda dinlerim. Çok neşeli şarkıları da var üzgün yapan şarkıları da. Wish You Were Here her zaman beni ağlatır ve kendime getirir. Smile kalkıp yerimden gitmemi söyler bana istediğim yere. Zaz, daha cool olmamı sağlıyor. Je Veux şarkısı dilimden düşmüyor hiç. Çok samimi kendisi bunu şarkılarına da yansıtıyor zaten. Riff Cohen bana "koyver gitsin dünyayı sen mi kurtaracaksın" diyor tüm şarkıları ile. Emmelie de Forest ise tecrübe olmadan başarıyı anlatıyor. Benimle aynı yaşta. O da 1993 doğumlu ve başarıyı yakaladı ve gönlüme kadife sesi ile taht kurdu. Only Teardrops şarkısı ile eurovision da birinciliği aldı. Aynı zamanda bir çok kişinin de gönlünü. Göz yaşlarımızın geriye kaldığını bize hatırlattı tekrardan. Tüm bu bayan şarkıcılar ve sanatçılar benim kalbimin en iyi yerinde yer alıyorlar. 

Kolay kolay olmasa da film izlerim. Arşivim var ama yine de seçmekte zorlanıyorum. Üzgün olduğumda rast gele bir film açarım. Genelde hep dram izlerim. Çünkü dram bana güç veriyor. Sevdiğim bir çok oyuncu ve yönetmen var. Hiç birini birbirinden ayırmam ben. Hepsini yanımda isterim ben. Beni ağlatan filmleri tekrar tekrar izlediğim olmuştur. Arka arkaya Audrey Tautou'nun "Kayıp Nişanlı" filmini izlemişimdir.

Kitap. Belki de beni bambaşka dünyaya götüren, orada yaşamamı sağlayan tek şeydir. Kitap olmadan asla. Kitap okumayan insanlarla aynı ortamda bulunamıyorum istemeden. Kitap başka bir dünyada tek başına yaşamanı sağlar. Kendimi kaybettiğimde, kendime bir format atmak istediğimde hemen elime bir Elif Şafak kitabı alırım. Denemelerini okurum kendime format atmak için. Kendimi bambaşka bir dünyaya teslim etmek için romanlarını okurum hemen. Çok çabuk biter. Kişisel görüşleri çok hoştur. Hep eşitlik ve birlikten bahseder. Birey birey olsun ki toplum toplum olur der gibi bir çok yazısı. İlham aldığım yazarın en başında Elif Şafak gelir. Onunla karşılıklı oturup günlerde tartışmak istediğim çok konu var. Hiç bıkmam onunla konuşmaktan. Hande Altaylı az da olsa iyi kitap yazıyor. Onunla kitap fuarında tanışmıştık. Ayak üstü biraz sohbet ettik ama o sohbet kadar tatlı bir şey olmadı hayatımda. Tadı damağımda kaldı resmen. Bir gün tekrar karşılaşırsam yemeğe davet edeceğim Hande'yi. Çok tatlı ve olgun bir bayan. Öyle bir eşim olsun istemişimdir. Kalemi de aynı zamanda hem güldürüyor hemde ağlatıyor. 

Kahve. Belki de en çok onunla baş başa kalmışımdır. Her yağmur yağdığında kahvemi kucağıma alır gözlerimi kapatıp düşünürüm. Yağmurla kahve en iyi dosttur benim için. Herkes kitaplarını kahve içerek okurum ama ben kahveyi sadece düşünmek ve hayal kurmak için kullanıyorum. Kitabımı çay ile beraber okurum. Kahve yalnızken daha iyi gidiyor. Kahvemi içip konuşmak istediğim birçok insan var ama bunlardan birisi kardeşimden daha yakın hissettiğim ama daha oturup konuşamadığım Neşe'dir. Adı gibi insana neşe veriyor. Onunla twitter sayesinde tanıştım. Belki de twitter'ın en büyük hediyesidir o bana. Neşe olmasa kimse beni anlamayacak twitter ortamında. Onunla kahve içip sonra yanına oturup omzunda ağlamak istiyorum. Beni dövmesini istiyorum bir yandan da. 

Her şey için bir şeyim var. Bunların hepsi kalbimde. O yüzden kalbime kimseyi almıyorum. Yeteri kadar iyi insan var orada. başkasına gerek yok. Sonradan gelecek olan kişi beni çok üzeceğini biliyorum o yüzden de kapalı kalbim. Bunlar bana yetiyor. Kulaklığımı takıp müziğimi dinleyip kahvemi yudumlayıp filmimi izlerim. Sonra da açarım kitabımı okuyup Neşe ile ağlarım. Ben buyum işte. Hayatıma hep bir kadının yön vermesini istemişimdir. Saflık ve masumiyetin simgesidir kadın.