Bugünlerde çok bitkin ve yorgun hissediyorum. Nedenini bilmiyorum ama ben havalardandır diyip geçiyorum. Havalar birden soğudu tıpkı manavdan aldığın elmayı direkt derin dondurucuya atmak gibi. Soğuk iyidir ama sensiz soğukluk hiç de iyi değil.
Soğudu artık geceler. Yatakta tek başıma üşüyorum. Kollarım birisini arıyor yatakta. Sarılmak istiyorum. Sarılmaya o kadar ihtiyacım var ki bunu ancak sarıldığımda anlayabilirsin. Seni arıyor kollarım sarılmak için. Sarılmak istiyorum. Sıcaklığınla ısıt kalbimi.
Sen üşüyorsundur şimdi oralarda. Hep üşüyordun sen. Bu yüzden hep yatakta bana sarılırdın her zaman. Sen sadece üşüdüğünde sarılıyordun. Ben ise seni istediğim her zaman sarılıyordum. Belki de bu yüzden gittin. Seni hep istediğim içindendir gidişin. Nereden bileyim. Konuşmadan gittin.
Artık bende senin gibi yapıyorum. Üşüdüğümde sarılabiliceğim birisini arıyorum. İstediğim için değil. Tıpa tıp aynı senin gibi üşüdüğümden. Geçen gün durakta otobüs bekliyorum. Hava alacakaranlık oldu neredeyse. Havaların birden soğumasından dolayı üzerimde hala tişört vardı. Bir kız geldi o da benim gibi üşüyordu. Belliydi dişlerinden ses geliyordu. Bu sesin biliyordum kendimden. Bende de aynısı vardı. Üşümüştük ikimizde belliydi. Ben hiç kafamı çevirmedin ondan yana. Nasıl birisi? Kim? Hiç bir fikrim yok. Sonra bir ses duydum.
- Hava çok soğuk ve üşüyorum bana sarılır mısınız? diye. Ürkek ve aynı zamanda huzur veriyordu. Kafamı çevirdim ve o masum gözleri karşımdaydı. Onun gözlerine bakınca hemen duygulandım gözlerim yaşardı. Ne olduğunu anlamasın diye hemen "Soğuktan gözlerim yaşardı" dedim
- Sorun olmasın sonra? dedim. Neden bunu dediğimi bilmiyorum ama dedim bir kere. Sonra ağzımdan "Bende çok sarılmak isterim ama üşüdüğüm için değil" dedim.
Yavaşça yerimden kalktım ve onun yanına oturdum. Sol kolumu kaldırdım ve tıpkı bir kuşun yavrusunu kanatları altına alırcasına sokuldu bana. Teşekkür etti. Gözlerini beni o kadar etkiledi ki bir anlık uzunca bir göz göze bakışmamız oldu. Sonra ne oldu bilmiyorum ama dudakları dudaklarımdaydı.
Üşümüyorduk şimdi tam aksine birden bir ateş sardı ikimizi de. Elimden tuttu. "Sakın konuşma. Gideceğimiz yere kadar konuşma asla" dedi. Ben sustum. Otobüse bindik el ele. 15-20 dk sonra bir durakta durduk ve bir ara sokağa girdik. Çantasından bir anahtar çıkardı ve hemen köşedeki apartmanın kapısından içeri girdik. Asarsörü çağırdı. 2. kata çıktık. Evinin kapısını açtı. "Şimdi konuşabiliriz" dedi. "Senden neden etkilendim bilmiyorum ama ısıttın sen beni" dedi. Ben konuşmuyorum anlamsız geliyor konuşmak adeta. Tekrar öptüm onu. Biraz öpüştükten sonra ayrıldı hemen mutfağa gitti. Kahve için su ısıtmış. 2 dk sonra elinde 2 kupa kahveyle geldi. Yanıma oturdu kupanın birini bana verdi ve sarıldı.
Sonra kulağıma fısıldadı "Isınmak istiyorum. Sevgi ile ısınmak. Sende bu güç var biliyorum " dedi. Sonrasını hatırlamıyorum ama şuan yanımda. Seviyor muyum bilmiyorum ama bu soğuk havalarda iyi gidiyor. Zamana bıraktım. Ne zaman git derse giderim ardıma bakmadan. Çünkü ardıma bakmadan geldim ben.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder