Türkiye, dünyanın en güzel ülkelerinden biridir. Bunun en büyük kanıtı üzerinde yaşayan medeniyetlerin Anadolu’yu terk etmemek için göstermiş olduğu çabalardan ortada. Ne yazık ki bu kadar güzel olan ülkede huzur yok. Her gün çok farklı ve gereksiz bir gündem çıkıyor.
Özel hayata müdahaleler başladı. Kızlı-erkekli evde kalmak şuan ki en taze gündem. Bu bir şey değil aslında. Demokratikleşme için yapılan demokratik olmayan çabaların yanında.
Tüm bu ani değişen gerek gündemlerden dolayı artık bir dünyanın da öğrendiği bir deyim var “Burası Türkiye” diye. Huzurumuz yok. Her gün bombaların patladığı Afganistan, Suriye, Irak, Mısır gibi ülkelerde ne kadar huzur varsa bizim ülkemizde de o kadar huzur var.
Ferdi Tayfur’un Huzurum Kalmadı şarkısı kaç yıl önce yazıldığı ortada. Değişen bir şey yok o zamandan bu zamana kadar. Merkezi Avusturalya’nın Sydney kentinde bulunan Ekonomi ve Barış Enstitüsünün (IEP) son yıllarda hazırladığı “Küresel Barış Edeksi”nin 2011 yılı sonuçlarına göre Türkiye 153 ülke arasında 127. Sırada yer alıyor.
Kuruluşun internet sitesinde yayımlanan listede Almanya 15, İngiltere 26, Fransa 36, Yunanistan 65, Çin 80 ve Rusya 147. Sırada yer aldı. Ekonomik bunalım içinde olan Yunanistan bizim ülkeye göre huzurlu. Çok çabuk tahrik olan bir toplumumuz var. Bugün 65 yaşında olan Ahmet Amca bile şunu demişti bana “Genç ben ilkokulda iken de bu ülke gelişmekte olan ülkeydi. Torunum geldi 22 yaşına hala aynı yerdeyiz”.
İlk 10’a giren ülkeler sırasıyla İzlanda, Yeni Zelanda, Japonya, Danimarka, Çek Cumhuriyeti, Avusturya, Finlandiya, Kanada, Norveç ve Slovenya oldu.
Küresel Barış Endeksi, 2007 yılından beri yayımlanıyor. Endeks, ülkeleri içi ve dış çatışmalar, toplumda güvenlik, komşularla ilişkiler, şiddet, silah harcamada ve çeşitli alanlardaki özgürlükler gibi 23 kritere göre belirleniyor. Bunları tek tek incelediğimizde neden bu kadar gerideyiz çok rahat anlıyoruz. 2010 yılında 149 ülke arasında 126. ve 2009’da 141 ülke arasında 121. olmuştu.
Tecavüz, özgürlük ve demokrasi deyip özgürlük kısıtlaması olan, kitap okumayı bıraktım kenarı bir şey okuma oranını bile çok düşük. Twitter’ı kullanma oranına göre dünya 2’cisiyiz ama o kadar iyi kullanılıyor o kadar kişi arasında?
Dünyada en genç nüfus bizde neredeyse ve birçok Avrupa ülkesini korkutuyor. Gençlerin önünü kapatıyorlar. Türkiye’deki siyasetçiler bile gençler üzerinden kendilerine pay ve ay çıkarıyor. Gençlere yatırım yok ama “sözde beklenti” çok. Yatırım yapmadan kâr bekleniyor.
Son iki aydır üniversite öğrencileriyle uğraşılıyor. Gezi Parkı eylemiyle gündeme geldi dünya da gençler. Şimdi de onun acısını çıkarıyorlar resmen. İlk olarak KYK yurtlarını kız ve erkek diye ayrıldı. Haremlik, selamlık olayı gündeme geldi bakan yalanladı. Şimdi de evde kalan öğrenciler toplumun yapısını bozuyor gerekçesiyle kız ve erkek aynı evde kalamaz diyerek denetimlere başladılar.
İlk ceza 9 Kasım 2013’de Manisa’da 3 kız öğrencinin evine gece 01:30’da polis tarafından baskınla geldi. Evde 2 tane erkek var diye ceza yazıldı 88’er lira. Ceza gerekçesi “Toplumun Huzurunu Bozma”. Gençlerin evde kalması, sokakta kalması belki de dünyada tek Türkiye’nin düzenini bozuyor.
Yılardır yurtlar yetersiz, esnaf öğrenciye çok yüksek fiyatlarda mal satıyor denildi, kulak asıldı. Ne oldu da şimdi böyle oldu. Kendileri söylüyor yurtlarımız yetersiz diye ev baskını yapanlar.
Kız ve erkek arkadaş olamazmış artık. Farklılıklar bizim renklerimiz idi hani. Bir kız arkadaşımızla oturup konuşamayacak duruma getiriliyoruz. Gençlerin huzuru bozulunca düzen değişmiyor. O gençler hep böyle kalacak değil. Bir gün elbette onlarda büyüyecek. Emanetlerini unutan bir genç toplum yetiştirildi. Hatırlayanlar susturulmaya çalışılıyor. Hatırlayanlar hatırlar ama kulaklarını açan yok.
Türkiye’nin huzurunu aslında en çok biz bozuyoruz. Kendi kabuğumuza çekildik. Özümüzü unuttuk neredeyse. Bir evladını geride bırakıp bu ülke için cepheye gidenin, mermi donmasın diye yeni doğan bebeğinin üzerindeki örtüyü alıp mermiye örten bir neslin torunlarıyız. Kızlı-erkekli kalırız, arkadaşta oluruz, dostta.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder