10 Nisan 2014 Perşembe

Bir Şeyler Eksik Bu Hayatımda

Çok eksik hissediyorum kendimi bu aralar. Hani birini beklersin gelecek diye ama gelmeyeceğini bile bile beklersin sonra biraz pişmanlık duyarsın ya öyle bir şey. Ekmeğin üzerine sürülmüş reçel misali gibiyim. Damlayacak diye özene bezene sürersin ekmeğin üzerine ama beş saniye sonra onu yersin ve öldürürsün.


Bu aralar hiç bir arkadaşımla geçinemiyorum. Biraz hata bende kabul ediyorum. Ben hatayı onların değişimini görüp de uzaklaşmayarak yaptım. Çıkar ilişkilerini hiç bir zaman görmedim bilerek. Çıkar ilişkisi de düşünmedim hiç. Ama onlar artık hep öyle olmuş. Telefonla arıyorsun "Naber ya nasılsın. Seni merak ettim uzun zamandır sesin soluğun çıkmıyor" dedim arkasından gelen cevap yağmurlu bir havada kafana çakan şimşek misali gibiydi "Ne istiyorsun". Bu sözü duyduktan sonra hiç tereddüt etmeden telefonu "şak" diye kapattım. Telefonun rehberinden de sildim onu. Benim hayatımda böyle insanlara yer yok artık kim olursa olsun. Sevgimden bile çıkar umuyorlar. Çıkar için sevmedim ki hiçbir arkadaşımı, sadece iyi bir insan olduğu için sevdim. Değişimlerini göremeyerek.

Birisini istiyorum sadece tek bir kişiyi istiyorum. Benden olgun olsun ama hep karşımda dursun arkamda değil. Beni alsın götürsün ileriye, sonra ben onu geriye getireyim "bak burası olmadı yeniden yaşayalım o anı" diyerek. Ona güveneyim. En başta "seveyim". Kitabını alıp deniz kıyısına gittiğinde hemen bana haber verebilecek birisi. Ben aradığımda telefonuma bakmamazlık yapmayacak birisi...

Bu aralar dediğim gibi çok eksik hissediyorum kendimi. Sevgili değil istediğim. Arkadaştan/dosttan bira ileri, sevgiliden biraz geri. Kısacası beraber deli dolu şeyler yapabileceğim kişiler istiyorum artık yanımda. Karşı masada oturan çiftin yanına gidip kıza evlenme teklifi edip erkeği zor duruma sokmak, hiç tanımadığımız birilerin yanına oturup sanki kırk yıllık dostmuşuz gibi sohbetlerine ortak olmak istiyorum. Deli dolu anı yaşamak istiyorum ne kadar bunları yapabilecek kapasite de göremiyorsanız da bende. Su misali gibiyim biraz. Normal sıcaklığına gelirsem huzur, çok soğuk bir ortama gelirsem buzdan da soğuk, çok sıcak bir ortama gelirsem de kızgın demirden daha kızgın olurum. Sonuçta ben yengeç erkeğiyim. Bir şeyler için uygun ortam lazım. İskoçya'da etek giymek yadırganmaz ama Türkiye'de erkeğin etek giymesi yadırganır. Çünkü yeri ve zamanı burası hiç değil.

Koluna girip kitapçıya götürebileceğim bir dost/arkadaş arıyorum ne zamandır kendime. Şu ana kadar benimle ne kütüphaneye ne de kitapçıya gelen bir arkadaşım oldu. Onlar o ortamları sevmiyorlarmış. Ne güzel insanlarla tanıştım ben o kitapçılarda. İsimlerini sormadan oturup çay içtim onlarla. Ne ben sordum isimlerini ne de onlar. Karşılıklı olarak anladık birbirimizi. İsimlerin gelip geçici olduğunu ikimizde biliyorduk o yüzden gelip geçmesin diye ismimizi söylemedik birbirimize. Sevdiğim insanlara hiçbir zaman ismini sormam gelip geçmesin diye.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder