Kendi çapımda kurduğum dünyada eğleniyorum aslında. Hobi olarak yaptıklarımdan zevk alıyorum sonra bakıyorum onlar işim olmuş gibi.
Kitap yazayım dedim ilerledikçe benimsedim. Sonra baktım kendimi senaryo yazarken buldum. Bir de baktım film çekiyorum. Sonra bir dönüp bir daha baktım 6 kısa film çekmişim birbirinden farklı kötüden iyiye doğru. Dokuz Eylül Üniversitesinde İşletme okuyan benim ama kafa görüldüğü gibi çok değişik yerlerde. Sonra o kadar borsa oynuyorum bari okulunu da okuyayım dedim Anadolu Üniversitesi'den de Sermaye Piyasası ve Menkul Kıymetler okuyorum.
Antalya'da geçtim ömrümün 18 yılı. 3 yıldır İzmir'deyim ama sanki yıllarca aradığım yer burasıymış gibiydi. Karşıyaka da olduğum her gün yeni bir ben varım sanki. Asansör'e gidip orada içtiğim bir bardak çayın tadı bambaşka. İzmir'in kızları meşhur diyorlardı güzellikleriyle ama bence güzellikleriyle birlikte davranışları, entellektüel bilgileri, hiç bir zaman seni terslemeyen bir yapısı ve benim için en önemlisi de hiç tanımadığın birinin masasına oturup çok rahat sohbet edebiliyorsun. Bir kere olsun 3 yıl boyunca bana böyle yaptığım için kötü davranan kız görmedim.
Ve son olarak da İzmir de yaşayan (benim için gerçek İzmir'liler onlar aslında) teyzeler ve amcalarım. Ne zaman zorlansanız elinizde bir torba varken hemen gelir o teyze ve amcalarım. Kendi yaşlarına ve güçlerine bakmadan. Seni severler insan olduğundan ötürü. Sonradan görme değil İzmir'in gerçek ev sahipleri. Memleketim olan Antalya'da bunları söylemekte çok ama çok zorlanıyorum. Sonradan görme bir çoğu. Seni sevmez sen olduğun için. Onun olmasını istediğin kişiysen eğer seni sever.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder