Mevsimler, aylar ve hatta günler bile karıştı. Kışın yağmur yağdığında yazardık, söylerdik ve okurdum ama bu kış onu yapamadık. O ilhamını veren yağmur, insanın içini daraltan puslu ve nemli hava olmamıştı. Haziran geldi. Dünyaya geldiğim ay, muhtemelen de öleceğim ay olacak Haziran...
Hep neşe getirmişti Haziran bana. Doğum günüm 28. günü. 29 sabahı çok şey değişiyordu hayatımda. İçim kıpır kıpır oluyor. Ama bu yıl çok şey değiştirdim ben. Eski bene çok uzağım artık. İçimdeki magma değişmedi ama etrafındakiler çok değişti. Kitaplarımın arasında artık her türden kitaplar var ve hepsini okudum. Şuan yağmur yağıyor. Daha öncede Haziran'da yağmur yağardı ama iki-üç günü geçmezdi. Yaklaşık beş gündür güneşe hasretiz Haziran'da. Şikayet değil benim dile getirdiğim. Ben değiştim ama bir ben değişmemişim demek ki.
Küçükken her şeyi empirik bilgi ile öğrenirdik. Hala devam eden var mı bilmiyorum ama ben hala devam ediyorum. Mesela artık kimseye değer vermeyeceğim. İlk değeri hep ben veriyordum üzülen, ağlayan ben oluyordum. Artık ben değil onlar değer verecek ilk. Verirlerse ne ala vermezlerse mualla. Çıkar ilişkisi hiç gütmedim ama hep çıkar ilişkisi güden kişiliksiz kişilerle karşılaştım. Sınanıyor muydum bilmiyorum ama çok şey öğretti o kişiler bana. Hep diyorum birisi bana bir şey öğretmeli. Yoksa o kişiyi hiç tanımam. İsmini falan unuturum. Bana bir şey öğretene hep "hocam" derim. Bu kişi kim olursa olsun. Kimisi nasıl seveceğimi, nasıl yardım edeceğimi, nasıl konuşup-davranacağımı ve tabi kimisi de nasıl bir insana güvenilip arkasından nasıl işler çevrileceğini öğretti. Aşktan ve sevmekten soğutan da oldu beni. Onlara ayrı bir teşekkür etmek gerekir aslında. Sonuçta benim üzülmemi engellediler artık. Şöyle mesela. Ben ne zaman birine bir duygu besleyip büyütsem o duygum gelip beni ağlatıyordu hüngür hüngür. Artık kimseye duygu beslemeyeceğim. Duygularıma annelik yapmayacağım yani. Duygulara babalık yapacağım sadece. Aramızda bir bağ olmayacak birbirimize bağlayan.
Aşık olmayacağım artık. Sevmeyeceğim de kimseyi. Herkes benim için artık eşit uzaklıkta sınırlarıma. 28 Haziran 2014 00:00'dan 29 Haziran 2014 00:00'a kadar bir liste yapacağım. Beni o gün arayıp soranlar ve mutlu edenler olacak hep hayatımda. 29 Haziran 2014 00:01 anından itibaren o kişilerle samimi olacağım. Dostluğumuzu ve arkadaşlığımızı geliştireceğim. Kendimi değiştireceğim. Hayallerimin peşinden depar atacağım o gün. Ama tek bir şey değişmeyecek. Yüreğimin merkezinde bulunan sevgi magması. Artık o beni değil ben onu yöneteceğim.
Güvercinin kanatlarını çırpıp özgürlüğe gittiği gibi olacak herşey. Mutlu olacağım. Etrafıma pozitif enerji yayacağım. Biraz zaman gerekiyordu sadece. Hep bahsettiğim biraz zaman bu sefer çok yakın. "AWARE" gibi her şey bana. Olmasını istemiyorum ama öyle. Albert Einstein'ın dediği gibi "Güzel bir kadınla bir saat geçirirsiniz ama o size bir dakika gibi gelir." AWARE de öyle bir şey. Hiç bitmesin istemediğim bir an. Melis Danişmend'in de dediği gibi "Mutlu olmak için mutlu etmek yeter." Ben çok mutlu ettim ama mutlu olamadım. Demek ki çok yanlış yapmışım.
1 Temmuz 2014 tarihinden itibaren hep bana soğuksun diyen kişilere inat daha soğuk olacağım. Filmlerim ve kitaplarımla uğraşacağım. Kimseye ayıracak bir dakikam bile yok o bana ayırmamışsa. Hep doğru kişi yanlış durakta bekledim biliyorum. Bu yüzden durağımı değiştiriyorum. Gemiyi otobüs durağında bekledim ben. O gemi gelecek ve gideceğiz beraber ve tek bir hayatımız olacak.
Bu gemiye ben "Haziran Gemisi AWARE" diyorum. Her doğum günümden sonra küçük değişiklikler yapmıştım ama bu sefer tam anlamıyla "devrim" yapacağım kendimde. 29 Haziran'da değişecek herşey. O tarihe kadar yapacağım tüm hazırlıklarımı.
Haziran Gemisi gelecek
ve biz gideceğiz mutluluklara
Gemi gelecek gideceğim
bu yosun tutmuş duraktan

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder