19 Temmuz 2014 Cumartesi

Neden Değil Sonuç



Kırmızı bulutlar olsun mavi gökyüzünde.

Pembe martılar uçsun gri denizin üzerinde.

Dudaklar kırmızıyken söylensin tüm acı sözler.

Kalemin rengi yeşil olsun hep.

Ağlamalarımız sadece gülerken olsun.

Yaş gözlerimizden gülmekten dökülsün.

Tüm bunları çok ütopik geliyor deniz kenarında şiir yazan tıknaz, saçları kar beyazı olmuş ve sakalı saçlarına inat simsiyah adama. Şair farkında kelimelerin birer harf düzeni olmadığının. Yazılıp söylendiğinde birer silah görevi alır tüm harfler. Ya da söylenmediğinde.

Gökyüzünde uçan uçurtma gibi özgür olmak ister ama hiç farkında olmaz o uçurtma da bir ipe bağlı. İşte bizim özgürlük anlayışımız. Hep bir şeye bağlı kalırız. Kafamıza göre canımız ne isterse onu yaparsak özgürüz sanırız kendimizi ama hiç farkında değilizdir her şey bir ipe bağlıdır.

Mutluluğumuz ya da mutsuzluğumuz bir ipe bağlı. Gülmek ve gülümsemek için bir neden arıyoruz. Nedensiz gülersen hep altında bir art niyet aranıyor. Oysa güzel değil mi nedensiz gülmek? Nedensiz sevinmez, sevmek birilerini?

Bir neden arayacağımıza bir sonuç arayalım. Hep gülelim. Üzgün olmak gülmekten daha zordur. Ağlarken yüzümüzde 160 kas gerilir. Ama gülerken sadece 20 kas gerilir. Ne kadar çok gülersek o kadar genç kalır hem bedenimiz hem de ruhumuz. Gülmek için neden değil sonuç aramak gerek şu hayatta.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder