11 Ağustos 2014 Pazartesi

10 Ağustos Seçimleri





Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez bir cumhurbaşkanı halkın iradesiyle seçildi. Seçime katılım azdı diğer seçimlere göre bunu çok sebebi vardı. Adayların halkın bir kesimi tarafından sevilmemesi ya da daha önce oy kullandığı sandığa gidip okulun ya da sandığın değiştiğini öğrenen vardı.

Dün sandık başında Oy ve Ötesi projesi olarak müşahit görevindeydim. Burada herhangi bir parti ya da siyasi kişi adına bulunmak istemiyordum. Daha önce de ilçe seçim kuruluna gittiğimde bana bunların imkansız olacağını söylediler. Oy ve Ötesi olarak sayın Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu'nun gözlemcisi olarak katıldım. Ek olarak da CHP gözlemci kartı göndermişler herhangi bir sorun karşısında onu kullanırsın diye.

Sabah 8 de gelen çok kişi oldu. Hepsi vatan görevi oyumu kullanıp gideceğim diyordu. İçinde hükümete, adaylara, diğer partilere sinir olup küfredip oy kullanmadan gidenler vardı. Sandık başında dua eden, beddua eden, sandık kurulana küfredenler bile vardı.

Benim gözlemdiğim bir kaç güzel olay var. Sizlere onları anlatayım. Sabah erken saatlerde sandıkta sıra oldu. Yardımcı olmayan çalışan sandık kuruluna bir kaç kişi "Ben başbakan değil cumhurbaşkanı seçiyorum. Oyuma karışamazsınız" diyordu. Ne güzel bilinçlenmiş halkımızdan bir kaç kişi. Ne seçtiğini neye göre seçeceğini biliyor. Bize böyle halk lazım. Nerede ne zaman neyi seçtiğini çok iyi bilen. Görüşleri uyuştuğu partinin adaylarını beğenmeyip o partiye oy vermeyen, görüşleri uyuşmadığı için o partiye oy vermeyip sadece aday içi oy verenler lazım.

Diğer bir olay alsında çok ironikti. Bir abla oy atıp sandığın başına geçip "Allahım sen kötülerden ırak eyle bizi, kötülere muhtaç etme"diye dua ettikten sonra sandık kuruluna dönüp "Oylarımıza sahip çıkın diğer seçim gibi çaldırmayın" dedi. Ben bu görev için oradaydım zaten. Kimsenin oyunu kimseye çaldırmamak için. Yerimden kalkıp ablama sarıldım. "Oyun bende takipçisiyim ben. Sen rahat ol" dedikten sonra gitti.

En kötü yanı bir oy için yatalak anne-babalarını yataklarından kaldırıp getirenler vardı. O kadar agresif olmuşlar ki hasta anne-babalarının oyu onlar için çok şey.

14 milyon seçmen sandık başına gitmemiş. Doğru 14 milyon seçmene hitap eden bir aday mı var? Hatta gidenlerin bir çoğu "MECBURİYETTEN"ten verdi. İşinden, evinden, eşinden olmamak için hiç istemeye istemeye oy attılar.

Sandıklar açıldıktan sonra %51 oy oranıyla Recep Tayyip Erdoğan halk tarafından seçilen ilk cumhurbaşkanı oldu.

Propaganda döneminde adayların seçildikten sonra yapacaklarını anlattılar. Erdoğan'ın ağzında hep yıllardır başkanlık sistemi vardı ve bunu hep dile getirdi. Başbakanı ortadan kaldırım cumhurbaşkanını da devlet başkanı yapıp herşeyi tek bir elde toplamak istiyordu. Seçildi artık herşeyi yapar rahat rahat. %51 bunu duydu gördü ve ilerleyen zamanlarda diğer %49 du da bu sistemi kabul eden gerici zihniyet demek istemiyorum ama o kadar geriler. Halk hiçbir zaman bir şey istemedi hep üsttekiler istedi. Cumhuriyet kurulurken bu halk cumhuriyet istedi mi? İstemedi Atatürk ve arkadaşları istedi halk da kabul etti. Şimdi de Osmanlı dönemine yavaş yavaş geri dönüyoruz.

Haremlik-selamlık olmaya gidiyoruz. Çok değil 2-3 ay sonra bu oyların acısı çıkacak hepimizden. Çıkar ilişkileri için herşeyini namusunu bile köşeye atanlar oldu.

Dış basın herşeyi abartıyor diyenler var. Evet olabilir abarta bilirler ama dinleyen kim? Sizler hep yüzümü hep batıya döndük doğuya sırtımızı döndük dediniz. Öyle de oldu. Çok yakın 13 Mayıs'da Soma'da maden kazasında Arap dünyasından bırakın Arapları Müslümanlardan geçmiş olsun diyen bile olmadı. Ama ne zaman orada bir olay olsa (hak ettiler onlar bu olayları) hemen Türkiye'ye geliyorlar. O hiç sevmediğiniz Avrupa ülkeleri zor durumumuzda bize yardım getiren ülkeler arasındaydı hep. Müslümanlığı yerlere atan bir Müslüman dünyası olmuş çıkmış. En güzel din olmasına rağmen bunu seçimlerde kullanarak, halkın en zayıf yeri olan iman gücünden faydalanan çok oldu.

Dini ağzına sakız gibi alanlar ne kadar dindar? Laikliği hep dinsizlik diye yorumlayan din alimleri ne kadar alim? Laiklik dini devlet işleri bulaştırmamak. Dini katarak değil vicdanını, hakkı, demokrasiyi ve eşitliliği katarak yapılması. Bunu gördükleri halde söylemiyorlar.

Muhalefetin hiç mi suçu yok? Asıl tüm bu olanlar/olacak olanlar onları suçu. Halkı hep duymazlıktan geldiler. Halkın sesini değil kendi seslerini duydular ve tüm sonuçlar yüzlerine tokat gibi çarpılmasına rağmen hala ders aldıkları yok ve alacağa da benzemiyorlar.

CHP, Atatürk ilke ve inkilaplarının temsilcisi olmasına rağmen içindeki kaç kişi Atatürk'ü biliyor? Gösterdikleri ortak çatı adayı kime hitabendi? Aday olarak CHP, MHP'yi ve diğerlerini temsil etmiyordu kesinlikle. Çünkü Ekmeleddin beyin hep söylediği "Müslüman olup laik olunmayacağı söyleniyor ama ben hiç bir zaman dini ağzıma alıp iş yapmadım. İnandığım şeyler uğruna yaptım tüm yaptıklarımı" dedi. Haklıydı sonuna kadar. Kişilik olarak diğer adaylardan çok ama çok öndeydi ama bu seçimi başbakanlığa çeviren Erdoğan karşısında hiç şansı yoktu. Çünkü Erdoğan'da liderlik vasıfları var kim ne derse desin.

Melih Gökçek yerel seçimlerde güvendiğim tek yer köyler demişti. Köy sonuçları da gelince kazandı. "Köylü milletin efendisidir" diyen kimdi? Unutanlar ortada. Şehirlerde değil ki halk. Halk köylerde. Şehirde yaşanların her şeyi yerinde olunca ondan herşeye boykot ediyor. Köy halkı zamanında ve yerinde konuşuyor hep. Sandıkta konuşuyor.

Yolsuzluklara karşı kurulan bir siyasi parti yolsuzluklarla adı anılıp gözaltına alınmalar başlayınca onu oraya getiren tüm kişilere isyan etti ve hepsini dışladı. Öyle güzel oyunlar ettiler ki suçlu durumundan mağdur durumuna geldiler. Kendileri çok güzel akladılar tek tek tebrik etmek gerekir. Ne zaman zor duruma düşseler hemen kareli ceket giyiyorlar. Bunları bizim irademiz alamayacak baştan ancak yüce Allah alacak ve kurtaracak bizi.

Yeni bir sürece giriyor Türkiye. Yıllardır sorun olmayan alevi, kürt, çerkez... gibi olaylar nedense 12 yıl içinde çok sorun olmuştu. Bozup yaptılar biz yaptık dediler oldu. Kimse hatırlamıyor galiba İmam Hatip Liselerini kapatan AKP hükümetiydi açanda onlar oldu. Açıldıktan sonra Erdoğan'ın söylemleri biz açtık siz kapattınız oldu. Amerika gibi yapıyorlar. İlk önce bozup sonra yapıyorlar biz yaptık diyorlar.

Kim ne derse desin artık Türkiye'yi çok büyük belirsizlikler bekliyor. Hele ki gençlerini. O kadar boş bir gençlik geliyor ki onlar olacak tüm belaların başı. Bu ülkenin %51'inin seçtiğini biz de kabulleriniz tek duamız "ALLAHIM DÜŞMAN ELİNE BAKITMASIN, KÖTÜLÜKLERDEN UZAK VE KOMŞULARIMIZLA BAŞTA OLMAK ÜZERE TÜM DÜNYA DEVLETLERİYE BARIŞ VE HUZUR İÇİNDE YAŞAYALIM"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder