27 Haziran 2013 Perşembe

Zaman

Zaman; bir oluşun içinde geçtiği, geçmekte olan veya geçmiş olduğu süredir. Aynı sevmek gibi aslında. Sevmekte bir zaman oluşumudur. Ne kadar kısa sürse de ortada bir zaman vardır. Sevmek zaman almaz aslında bizden. Kendimizi kaybederiz sevdiğimiz zaman.

En son ne zaman aşık olduk peki? Ya biliyoruz ya da bilmek istemiyoruz. Zaman içinde gidip geliyor aşk hep.  Birinin elinden tutmak varken biz hep başka şeyler ile uğraşıyoruz. Birinin elinden tutamıyor isek elimize bir kitap alıp deniz manzaralı yüksek bir yerde oturmalıyız ve huzurun sesini dinlemeliyiz gözlerden uzak yerlerde. Denize gitmeliyiz. Yüzmek için olmasa bile akşam güneş batarken mutlaka sahilde yürümeliyiz. Sevmesek bile birilerini.

İnsan kendini sevmeli zaman içinde. Yoksa bir başkasını asla sevemez. Sevmek öyle iki dudağın arasından çıktığı gibi kolay değildir. Sevmek birisini hissetmektir, onu içinde yaşamaktır. Zamanını onunla geçirdiğini hep hayal etmektir. Bu hayali de gerçeğe çevirmektir.

Denizin, kitabın, filmlerin verdiği huzur gibi sevdiğimizin de bize huzur vermesi gerekir. Sevebileceğimiz insan zaman içininde karşımıza çıkacaktır. Ya onu sahipleniriz ya da onu görmezden geliriz. Zaman her şeyin ilacıdır ama doktor olan zaman değil bizizdir. Bize zamanın iyi gelebileceğini ancak biz karar verebiliriz.

Deniz kenarında yürümeyi özlediğimi hissediyorum uzun zamandır. Sıcak ve bunaltıcı havası olmasa İzmir'in iyi ama bana huzur veren bir Finike sahili gibi yerleri yok İzmir'in. Antalya'yı özledim. Gitmiyorum bu yaz. Onu görmek istemiyorum artık. Doktor ben isem eğer ilacımı yazdım kendime. Zaman. Dozajını biraz fazla yazdım her ihtimale karşı. Şimdi uzun zamandır yapamadıklarımı yapma zamanı geldi.

Elimdeki tüm kitapları bitireceğim. Yeni insanlar ile tanışacağım. Kendime yeni bir tarz oluşturacağım. Heyecan duygumu dizginlemeyi öğreneceğim. Hepsinden de öte SENİ UNUTACAĞIM...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder