24 Temmuz 2013 Çarşamba

Günlük

Yasemin, babasını küçük yaşta kaybetmişti. Babası balıkçılık yapardı. O da annesi ile babası ayrı yaşadığından hep babasıyla kalırdı annesi başka birisiyle evlenmişti. Küçüklüğünden beri hep denize gelirdi. Ne zaman morali bozuk olsa, kendini ne zaman kötü hissetse hemen denize gelir. Yine bir gün morali çok bozuktu. Sevgili tarafından aldatılmıştı. Hiç yanından ayırmadığı günlüğünü kaybetmişti. Deniz kıyısında ayağına dalgalar çarparak yürüyor. Sonra az ileride daha önceden yaptığı bir hatadan sonra orda kalan günlüğünü görüyor.  O hata masumca birisini sevmek ve ona her şeyi ile güvenmekti. Birden eline günlüğünü alıyor ve okumak için biraz uzaklaşmak istiyor. Günlüğü okumak için limana gider. Orada günlüğü karıştırır ve hiç unutamadığı yeri okumaya başlar ve o günü hatırlar.

Günlükte yazan yazı;
Sevgili günlük,
Bu gün hayatımın en kötü gününü yaşadım. Belki hayatım boyunca böyle şeyle kaç kez karşılaşacağım ama bunu asla unutmayacağım. Beni aldattı o. Onu çok sevdim hala da seviyorum ama beni neden aldattığını bir türlü anlayamadım. Aldatıldığını öğrendiğimde dünyanın sonu geldi artık benim için gözüm karardı. O an hayat benim için bitmiş gibiydi. Sol yanım çok acıdı. Gözlerim doldu ama ağlamadım. Bunu telefonundan değil de kendi ağzından ‘’ben başkasını seviyorum’’ demesini tercih ederdim. Benim için artık hayat bitti ve artık kimseyi sevmeyeceğim…

….

Ben hayatım boyunca bir kişi sevdim. Kulağa tuhaf geliyor ama benim hayatım 18 yıl ki…



Yasemin masada arkası dönük oturur. Anıl’ı bekler. (Mekân da Avril Lavigne – Wish You Were Here şarkısı çalar.) Şarkının yarısında Anıl gelir. Sıcak bir karşılama yoktur eskiye göre.  Bir gün öncesinden Anıl, Yasemin’in çağırmasına rağmen gelmez. Moral sıfırdır Yasemin de. Anıl’a kızmış durumdadır. Daha sonra Anıl karşısına geçip oturur. Yasemin’in elini tutmak ister. Yasemin elini kaçırır. Garson sipariş için gelir. İkisi de bir ağızdan kahve söyler. Garson siparişleri alır. Bu arada ikisi de gözlerini birbirinden kaçırır. Garson siparişleri getirir. Anıl konuşmaya girmek için Yasemin’in üzerindeki kıyafet dikkatini çeker ve ona yakıştığını söyler. Yasemin sadece kızmış gözlerle bakar Anıl’a. Kahveden bir yudum aldıktan sonra Anıl lavaboya gitmek için masadan kalkar. Yasemin Anıl’a arkasından bakar. Daha sonra telefona mesaj gelir. Yasemin merakla telefonu eline alır mesajı açar. Telefona Ayşegül diye birinden mesaj gelir ve mesajda ‘’Bir daha ne zaman buluşuyoruz?’’ yazar. Yasemin’in yüzü asılır ve artık Anıl’dan nefret eder. Telefonu tekrar yerine koyar. Anıl gelir masaya oturur ve Yasemin Anıl’ın üzerine kahveyi döker. Anıl ne olduğunu anlamaz ve Yasemin’e sorar ‘’Ne oldu?’’. Yasemin telefonu alır ve Anıl’ın üzerine atar ‘’Buna bak anlarsın hayvan’’ der. Anıl telefona bakar ve Yasemin masadan kalkar. Anıl, Yasemin’in elini tutar gitmesini istemez. Yasemin elini çeker. Anıl bu sefer kolundan tutar ve Yasemin bunun üzerine Anıl’a tokat atar. Yasemin ağlamaya başlar ve mekânı terk eder. Anıl arkasından bakar Yasemin ağlayarak koşar. Yasemin’in aklına o eski günlerde deniz kenarında sarmaş dolaş gezdikleri, salıncak da sallandıkları o mutlu anıları aklına gelir. Yasemin ağlamaktan artık yorgun düşer ve kendini deniz kenarı atar. Hiçbir zaman çantasından çıkarmadığı günlüğünü çıkarır. Biraz ilerler ve aklına bunları yazmak gelir. İlk sayfaya yazar ve ikinci sayfayı karalar. Kalemi ve defteri yere atar.


Artık onun için hayat bitmiştir. Bu dünyayı terk etmesi gerektiğini düşünür ve denize doğru yürür. Artık her şeyi geride bırakıyor. Kendini, geçmişini ve geleceğini… Denizin içinde kayboldu. Artık nefesinin bitmesini bekliyordu nerden çıktıysa birden sahilden birisini bunu denizden çıkarmak için denize atlar. Yasemin’i denizden çıkarır ama bayılmış durumdadır. Adam yuttuğu tüm suyu çıkarması için uğraşıyor. Biryandan da tokatlayarak kendisine getirmeye çalışıyordu. Yasemin gözlerini açtı ve yine o kirli dünya o güzel gözler bakıyordu ne yazık ki…


Tüm bunları yazdığı günlüğüne son bir kez daha bakar Yasemin. Günlüğü kapatır ve tüm bunların geçtiği yere doğru bakar fenerin oradan. Yeni bir hayata başlamak istiyordu. Bunun için ilk yapması gereken elindeki günlükten kurtulmaktı. Bunu yaptı ve günlüğü denize attı. Denize atmadan önce günlüğü oraya yazdığı bir sözü aklına geldi.


-GEÇMİŞDEKİ HİÇBİR HATANIN TELAFİSİ YOKTUR, PEKİ YA GELECEKTEKİLERİN?-


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder