Havalar soğumaya başladı. Sen üşürsün bilirim. Soğuğu hiç sevmezsin. Üzerinde kalın bir kıyafet giymeyi hiç sevmedin. Tabi "ne de olsa Akdenizliyiz biz" diye hemen laf söylerdin bana. Artık elinden nane-limon eksik olmaz hiç senin. Sevmedim hiç nane-limonu. Annem gibisin sende. Sevmediğim şeyler üzerine hep ısrar ediyordun. Hepsi bundan dolayı gitmemin nedeni.
Seni bıraktım geride. Nedenini hep sordum ben cevap vermedim hiç. Çünkü hazır değildim bunları söylemeye. Seninle ben diye bir gerçek varken sen "biz" dedin. Hiç fark etmedin ben hep soğuk davranmıştım ve seninle konuşurken hiç "biz" ile başlayan bir cümle kurmadım ve kurmamda.
Hep benim korkak olduğumu düşündün. Bu konuda hiç haksız değildin. Korkuyorum artık birisinin beni incitmesinden. Yeteri kadar yara var benim üzerimde yeni bir tanesine daha gerek yok. Seni üzmemek için gittim. Gelmem geriye. Kapattığım kapıyı açmam ben. Hele ki o kapıyı kapatırken arkama bakmamış isem.
İstediğini almadığında yaygarayı koparan küçük bir çocuk gibiyimdir aslında. Şekerim yere düştü. Ağlamak istedim ve ağladım. Topum patladı yenisini alan olmadı. Pamuk şekerim bitti ben tadını alamadan. Pamuk şekerini severim. Yerken her yerim yapış yapış olabilir ama onun ağzımda bıraktığı haz bambaşka tıpkı senin kalbimde bıraktığın gibi.
Gitmek bana yakışır sadece sana değil. Pamuk şekerimi arıyorum ben bitmeyecek hiç. Hiç büyümeyen o küçük çocuk benim. Nerede bir pamuk şekeri satılsa almak isterim. Pamuk şekerleri bitmesin. Aradığım o. Sadece bir pamuk şekeri. Pembe ya da sarı renkte. Tatlı bir pamuk şekeri. Tabi ki de yanımda birisi olsun isterim bana pamuk şekeri alabilecek. Sen alamazdın bana pamuk şekeri ondan gittim. Ben pamuk şekersiz yapamam.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder