24 Nisan 2014 Perşembe

Biz




Yine yalnız uyandığımız bir sabah. Evet "uyandığımız" dedim. Çünkü ben ve ruhum iki ayrı kişiyiz. İkimiz bir bedende yaşıyoruz ikimizinde bir özgürlüğü-bireyliği var. Ben yalnızsam o da yalnız, o biriyle aşk yaşıyorsa bende yaşıyorum demektir. Biz birbirimizi anlayan çok iyi bir çiftiz ama zamana karşı direniyor o, ben ise bıraktım gitti...

Uzun zamandır birileri yok hayatımda. İstiyorum da istemiyorum da aslında birini. Ruhumun huzurunu kaçırmayacak birisi olduğunu hissettiğim gün o kişinin yanına gidip konuşacağım. Ruhum kendine birini seçmiyor hiç. Ne zaman ne yapacağımızı kestiremiyoruz artık. Bir bakmışsın hiç tanımadığımız bir kızı durduk yere dudaklarından öpüyoruz, bir bakmışız en yakın arkadaşımızın kalbini bir güzel kırıyor özür dahi dilemiyoruz.

Bahar aylarında böyle oluyor ama hep bir bahardayız sanki. Sonbaharda da böyleydi, ilkbaharda da. İkisi de arka arkaya geliyor. Biz ne zaman huzur bulacağız ki? Hep anımızı yaşıyoruz. Ne zaman ne yapacağımızı biz bile bilmiyorken bir başkası bizi nasıl anlayacak biz anlayamadıkça?

Mutlu olmak için elimizden geleni yapmıyoruz galiba bence. Ruhumun derdi ne bilmiyorum ama benim derdim çok belli. Birisiyle artık çok ama çok mutlu olmak istiyorum. Sonunda ne kadar üzüleceksem üzüleyim kısa da sürse mutlu olayım. Birinin boynuma sarılıp "seni seviyorum öküz" deyip dudaklarımdan öpmesini istiyorum. Bende hiç ses yapmadan arkadan ona sarılıp korkutmak istiyorum. Çok şey değil istediklerim benim için ama ruhum için çok ama çok.

Ruhumu anlamak ne kadar zor olabilir diye sorduğumda hep cevap şu "ruh bedenin bütünüyse eğer, ruhu anlamıyorsam bedeni nasıl anlıyorum"???


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder