21 Mayıs 2013 Salı

Yüreğimin Sessizliği

Derin bir sessizlik oluyor bazen yüreğimin derinliklerinde. Sonra o sessizliğe kulak veriyorum. Bir ses duyuyorum çok derinliklerden gelen. Ne olduğuma anlam veremiyorum bir türlü. Sadece dinliyorum yüreğimin sessizliğindeki çığlıkları.

Uzun bir süre dinledikten sonra o seslerin tanıdık olduğuna kanaat getiriyorum. Sonra beynimin içinde o seslerin kime ait olduğuna anlamak için bütün yüzleri ve sesleri eşleştirmeye çalışıyorum.

Hepsini eşleştirdim zihnimdeki yüzlerle. Hepsini tanıdım hemen. Hep kalbini kırdıklarımın sesiydi. En zayıf olduğum anda yoklamışlardı. Sessizlik benim en zayıf ama en dayanıklı olduğum andı. Bu sefer farklıydı. Neler hissettiğimi bilemiyorum şimdi. Çok mu kırmıştım acaba o insanların kalbini de şimdi beni en güçlü zayıf anımda yakaladılar?

Haklılar aslında. Bir çoğunu yüzüstü bırakmıştım. Ama kendim için değil onların geleceği için kırdım aslında onların kalbini. Benim ile ağlayıp zaman kaybedeceklerinden ise biraz ağlayıp beni unutup yeni aşklara yelken açmaları daha iyidir.

Ben onlarla geleceğe yelken açsaydım eğer beni unutmak için döktükleri yaşları her gün dökeceklerdi. Onlarda değil suç. Benim çok çabuk sıkılıp onları geride bırakmamdır. Bu huyumdan vazgeçemiyorum bir türlü.

Onları kırdım hep. Beni unuttular ama hep yüreklerinin bir yerinde ben varım o yüzden hep en güçlü zayıf anımda hep buluyorlar beni. Onları hayatları boyunca üzmemek için bir an da üzüyorum. Kendimi böyle teselli etsem de yine de kendimden bazen nefret ediyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder